Şevki Yılmaz yazdı: Kiramen Katibin belgelerinden hiçbir kul kaçamaz!
20. Dönem Rize Milletvekili ve ilahiyatçı hatip Şevki Yılmaz, bu haftaki yazısında ölüm ve ahiret bilincini merkeze alan bir Müslüman şahsiyetin nasıl inşa edilmesi gerektiğini ele alıyor. Yılmaz, iman–amel bütünlüğü içinde ihlaslı, sorumluluk sahibi ve mücadeleci bir hayat sürmenin, çağın fitneleri karşısında vazgeçilmez bir duruş olduğunu vurguluyor.
Şevki Yılmaz, kaleme aldığı son yazısında çağımızın en büyük fitnesi olan yalan, iftira ve algı savaşlarını Kur’an ve Sünnet ekseninde ele alıyor. Yılmaz, “fasık bir haber geldiğinde araştırma” ilahi emrinden hareketle, medya ve dijital platformlar üzerinden yürütülen ahlaki, toplumsal ve zihinsel kuşatmayı çarpıcı örneklerle değerlendiriyor.
- Yalanın normalleştiği 'Fitne çağı'
Yazıda, Efendimiz Aleyhisselatü Vesselam’ın haber verdiği Rüveybida zamanı ile günümüz arasındaki dikkat çekici benzerlikler ortaya konulurken; yalancının doğrulandığı, doğru söyleyenin dışlandığı bir dönemin toplumsal tahribatı ele alınıyor. Basın, yayın ve sosyal dijital medya üzerinden yürütülen iftira kampanyalarının aile yapısını ve ahlaki değerleri nasıl hedef aldığına vurgu yapılıyor.
-
Medya sihirbazlığına karşı Kur'ani panzehir
Makalenin devamında, Firavun ve sihirbazlar kıssaları üzerinden modern medya manipülasyonları okunuyor; Kirâmen Kâtibîn inancı, ahiret bilinci ve doğruluk ahlakının bu kuşatmaya karşı en güçlü panzehir olduğu ifade ediliyor. Yılmaz ayrıca, milli ve sorumlu bir sosyal medya anlayışının zorunluluğuna dikkat çekiyor.
Yılmaz’ın Kur’an ayetleri ve hadisler ışığında kaleme aldığı, çağın fitnelerine karşı iman, ahlak ve teyakkuz çağrısı yapan bu yazısını okumak için görsele tıklayınız…