Adaylarımızdaki Manevi ve Ahlaki Kriterler!

Aday adayı enflasyonunun olduğu bir seçim atmosferine girdik! Milli çizgide hiçbir parti ve ırk ayırımı yapmadan İslami ilkelere göre Belediye Başkanı, Meclis Üyeleri hatta Muhtar adaylarında olması gereken manevi ve ahlaki kıstas yani kriterleri yazmak imani ve ihvanı görevimizdir!

“Kesinlikle Allah (CC) size; emanetleri (devlet yönetimi ve milletin idaresiyle ilgili görevleri), mutlaka ehil ve emin ve yetenekli kimselere vermenizi emrediyor! Ve insanlar arasında (karar verirken ve tercih yaparken) hükmettiğiniz zaman ise adalet ve hakkaniyetle hükmetmenizi emretmektedir.” (Nisa S.58) İlahi mesajındaki ehliyet, emanet, liyakat ve sadakat ilkeleri adayların tespitinde, tercihinde ve oy verilmesinde olmazsa olmaz ilk şarttır, manevi ve ahlaki en temel kriterdir!

(Ey Resulüm!) Servet, hanedan ve iktidar sahibi diye bol bol yemin eden, değersiz adama! O gammaz, söz gezdiren, hayrın önünü kesene, o saldırgana, günaha dadanmışa! Şerefsiz, kaba, hem de soysuz olana! Kendisine Ayetlerimiz okunduğunda “Bu eski insanların masalları! ” diyen kişilere sakın uyma ve değer verme!” (Kalem S. 10—16) İlahi Mesajında da aşağıdaki karakteristik özellikleri taşıyan kişilerin asla aday yapılmaması ve yapılırsa onlara oy verilmemesi emredilen kriterlerdendir!

- Devamlı yemin edip duran, aşağılık (tipler) kişiler!

- Alabildiğine (herkesi) ayıplayıp kötüleyen, izzet-i nefsi bulunmayan, kendisinden başkasını beğenmeyen, devamlı kendisini medheden, kendisinin tenkid edilmesine kapalı ama övülmeye açık kişiler!

- Müslümanlar arası söz getirip götürenler, kendi hatalarını görmeyip daima başkalarında kusur arayıp kınayanlar, arabuluculuk yerine arabozuculuk yapmayı huy edinmiş kişiler!

- Her türlü iyiliğe, güzele ve barışa engel olan o saldırgan, zorba, saygısız, sütü bozuk, ayrıca vicdanı çürük hayrı, barışı, iyiliği engellemeyi sürdüren, olabildiğince isyankâr yani Hakk’a, hayra ve iyiliğe fren (engel) şerre ve kötülüklere motor (destek) olmayı huy edinmiş kişiler!

- Rezilliği bir marifet ve meslek haline getirenlerle arkadaşlık eden, bu tiplerle çalışma ekibini kuracağı belli olan Kişiler!

- Çok günahkâr, kaba, haşin, hak ve özgürlüklere mütecaviz ve faiz, fuhuş, kumar ve uyuşturucu bataklığına dalarak günahlara dadanmış kişiler!

- İnsanları sömüren ve her türlü kötülüğün simgesi hâline gelmiş o haysiyetsiz, şahsiyetsiz, aşağılık bilhassa kulağı kesik (damgalı soysuzluk)la damgalanmış kişiler!

- Geçmiş şanlı tarihinden ve kahraman ecdadından utanan kişiler!

- Kendisine İslam Sözleşmemizin ana kaynağı Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye’nin helal ve haramları okunduğu zaman: “(Bunlar) Eskilerin uydurma masallarıdır!’’ diyerek alay eden ve ‘’Kur’ani hükümler, günümüzde gereksiz ve geçersiz olan çağdışı kurallardır’’ diyen Kafir ve Münafık tipli Kişiler...

Yukarıda özetini yaptığımız ahlaktan yoksun kişiler asla aday yapılmaması ve yapılırsa oy verilmemesi emredilen kriterlerdir!

Ayrıca her Cuma Namazı Hutbede dinlediğimiz; “Şüphesiz Allah, adaleti (hâkim kılmayı ve uygulamayı), Alabildiğince merhametli, güler yüzlü, nazik ve lütufkâr davranarak dâimâ iyilik yapmayı ve özellikle yakın akrabaya, komşulara, dost ve arkadaşlara cömertçe ikramda bulunmayı ve acılarını, mutluluklarını paylaşarak onlarla sürekli ve samîmî bir dostluk ortamında olmayı emrediyor.! Çirkin hayâsızlıktan, zina, fuhuş, cinsel sapıklık, çıplaklık gibi yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerden (fahşadan), kötülük ve fenalıklardan, azgınlık ve zorbalıklardan kaçınıp tüm toplumu  sakındırmanızı emrediyor!...” (Nahl S.90 ) İlahi Mesajlarda emredilen Ana Hayat Yasalarımızı uygulayacak adayları belirlememiz İmani ve insani görevlerimizdir!

Adaylar için istenen Güvenlik Soruşturması neticesinde kişinin sabıka kaydı olmaması adaylığını belirlemek ve oy vermek için tek başına yeterli değildir! Olmamalıdır! Genel ahlak, yaşam tarzı ve söylemler üzerinden zahiren oluşacak intibalarla ‘’ainesi iştir kişinin lafa bakılmaz’’ prensibinden yola çıkılarak Manevi Sabıka Kaydına da bakılmalı, İmani ve insani ilkelerle birlikte dine ve vatana bağlılığından emin olduklarımız Aday olarak seçilmeli ve oy vermenin olmazsa olmaz şartlarından olmalıdır.

Allah’ımız, adayları seçecek yöneticilerimize ve adayları oylarıyla seçecek seçmen kardeşlerimize bu İslami ilkelere uyarak tercih yapma ferasetini, basiretini ve hikmetini lütfetsin! Amiin.

Nefsimizde, ailemizde ve ülkemizde “İslam Sözleşmesi ”nin uygulanması, Mukaddes Mescid-i Aksa’mızın, Filistin’imizin, Osmanlıcamızın özgürlüğü, tatil olması dileğiyle Cuma Bayramımız mübarek olsun.   

Selam, sevgi ve duayla...

1922 yılında Rize'den İzmit'e göç eden eski Karamürsel Müftüsü Ali Efendi'nin (r.a.) oğlu Şevki Yılmaz; 1955`de İzmit`te doğdu. İlkokulu 1967`de İzmit`te bitirdi. 1973 yılında İzmit İmam-Hatip Lisesi'nden mezun olduktan sonra, Derince Lisesi`ni de dışardan bitirdi. 1974 yılında MSP-CHP koalisyonunda, Adalet Bakanlığı Özel kalemi olarak görev yaptı. Şevki Yılmaz, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü`nden 1980 yılında mezun oldu. Fakülte yıllarında Kartal Müftülüğünde Murakıp olarak memuriyet hayatına devam etti.